Ana içeriğe atla
Yakından görülen, meyve bağlamış sık yapraklı zeytin dalları

Zeytin Hastalıkları ve Zararlıları: Belirtiler, Dönemler ve Entegre Mücadele

Zeytinliğin verimini en çok düşüren sorunların çoğu, doğru zamanda fark edildiğinde basit kültürel önlemlerle büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.

Yetiştirme 10 dk okuma

Zeytin, kuraklığa ve yoksul topraklara dayanıklı bir ağaçtır; ama hastalık ve zararlılar söz konusu olduğunda kendi başının çaresine her zaman bakamaz. Türkiye’de bir zeytinliğin yıllık verimini en çok etkileyen birkaç zararlı ve hastalık vardır ve bunların çoğu doğru zamanda yapılan kültürel önlemlerle büyük ölçüde kontrol altında tutulabilir.

Bu rehberde en sık karşılaşılan sorunların nasıl tanınacağını, ne zaman ortaya çıktığını ve entegre mücadeleyle neler yapılabileceğini anlatıyoruz. İlaç adı ve doz vermiyoruz: kimyasal mücadele kararı her zaman bölgenizdeki il/ilçe tarım ve orman müdürlüğünün uyarılarına ve ruhsatlı preparatlara göre verilmelidir.

Zeytin hastalıkları ve zararlıları bir bakışta

Tablo, gördüğünüz belirtiden olası etkene ulaşmanız için hazırlandı; dönemler bölgeye ve yıla göre kayabilir.

Sorun Etken Tipik belirti Görüldüğü dönem Öne çıkan kültürel önlem
Zeytin sineği Bactrocera oleae (sinek) Meyvede kahverengi “vuruk” izi, kurtlu ve dökülen meyve Haziran sonundan hasada kadar Kurtlu meyveyi toplamak, kışın yüzlek toprak işleme, zamanında hasat
Zeytin güvesi Prays oleae (kelebek) Yaprakta galeri, ağla bağlanmış çiçekler, sap dibinden dökülen küçük meyve Yıl boyu, üç döl hâlinde Doğal düşmanları korumak, gereksiz ilaçlamadan kaçınmak
Karakoşnil ve fumajin Saissetia oleae ve saprofit funguslar Dallarda siyah, yarım küre kabuklar; yapraklarda isli siyah tabaka Hareketli larvalar mayıs–haziran, zarar yıl boyu Havadar budama, dengeli gübreleme
Zeytin pamuklubiti Euphyllura türleri Sürgün uçlarında ve çiçek somaklarında pamuk benzeri kümeler Mart–mayıs, çiçeklenme Düzenli bakım, budama artıklarını uzaklaştırmak
Halkalı leke Venturia oleaginea (fungus) Yaprak üstünde halkalı lekeler, sararma ve yaprak dökümü Yağışlı, serin ilkbahar ve sonbahar Havalandırıcı budama, drenaj, fazla azottan kaçınmak
Dal kanseri Pseudomonas savastanoi pv. savastanoi (bakteri) Dal ve sürgünlerde ur ve siğiller Bulaşma yağışlı dönemde, urlar yazın belirgin Yaralanmayı önlemek, kuru havada budama, alet dezenfeksiyonu
Verticillium solgunluğu Verticillium dahliae (toprak kökenli fungus) Dalların ani ya da yavaş kuruması, kuru yaprakların dalda kalması Kış sonu–ilkbahar Temiz fidan, ara tarım yapmamak, damla sulama

Zeytin sineği (Bactrocera oleae)

Zeytin sineği, Türkiye’de neredeyse bütün zeytin alanlarında bulunan ve Bakanlık kaynaklarında zeytinin “ana zararlısı” olarak tanımlanan böcektir. Mücadele yapılmayan bahçelerde ürün kaybı genellikle %15–30 düzeyindedir; salgın yıllarında bu oran çok daha yükseğe çıkabilir.

Zeytin sineğinin biyolojisi

  • Kışı çoğunlukla toprağın birkaç santim altında pupa olarak, bir kısmı da ergin olarak geçirir.
  • Erginler toprak ısındıkça çıkar; yoğunluk genellikle hazirandan itibaren artar.
  • Dişi, iri, parlak ve yağlanmaya başlamış meyveleri tercih eder. Yumurtasını meyve kabuğunda açtığı küçük bir yarığa bırakır; bu nokta kısa sürede kahverengileşir ve “vuruk” adını alır.
  • Larva çekirdeğe doğru galeri açarak beslenir. Meyve çürüyüp dökülebilir, yağ miktarı azalır ve yağın asitliği yükselir.
  • Bir döl yaklaşık 30–40 günde tamamlanır. Ege’de yılda 4–5, Marmara’da 3–4 döl görülür.

Sofralık zeytinde tek bir vuruk bile meyvenin değerini düşürdüğü için zarar, yağlık zeytine göre çok daha hissedilir.

Tuzaklarla izleme

Mücadelenin ilk adımı sayımdır. McPhail tipi tuzaklar ve feromonlu sarı yapışkan tuzaklar bahçedeki sinek popülasyonunu izlemek için asılır. Tuzaklarda yakalanan sinek sayısı artmaya başladığında meyvelerde vuruk kontrolü yapılır.

Resmî entegre mücadele talimatında müdahale eşiği, sayılan meyveler içinde sofralık çeşitlerde yaklaşık %1, yağlık çeşitlerde %3–4 vuruk olarak verilir. Eşik ve tarihler bölgeye, yıla ve ürün yüküne göre değiştiği için il müdürlüklerinin yayımladığı zirai mücadele uyarılarını takip etmek en güvenli yoldur.

Kitlesel yakalama

Kitlesel yakalamada amaç, sineği izlemek değil, çok sayıda tuzakla doğrudan popülasyonu düşürmektir. Yöntem, popülasyonun düşük ya da orta olduğu ve geniş alanlarda, mümkünse komşu bahçelerle birlikte uygulandığında başarılı olur.

  • Bakanlıkça ruhsatlandırılmış tuzaklar, önerilen sayıda ve bölgede aynı anda asılmalıdır.
  • Talimatta, cezbedici bir eriyik (genellikle diamonyum fosfat) içeren pet şişe tuzaklarının her ağaca bir tane gelecek şekilde, ağacın güneydoğu yönüne asılması tarif edilir.
  • Kitlesel yakalama, kısmi dal ilaçlaması ve parazitoit böcek salımıyla (ör. Psyttalia concolor) birleştirildiğinde toplam ilaçlama sayısı azaltılabilir.

İpucu: Zarar döneminde birkaç günde bir yere dökülen kurtlu meyveleri toplayıp bahçeden uzaklaştırmak ve kışın yüzlek toprak işlemesi yapmak, bir sonraki yılın sinek popülasyonunu belirgin biçimde düşürür. Hasat zamanı gelmiş çeşitleri bekletmemek de sonbahardaki yoğun zararı azaltır.

Zeytin güvesi (Prays oleae)

Zeytin güvesi gümüşi renkli, küçük bir kelebektir; zararı larvaları yapar. Yılda üç döl verir ve her döl ağacın farklı bir organında beslenir:

  1. Yaprak dölü: Sonbaharda yapraklara bırakılan yumurtalardan çıkan larvalar kışı yaprak içinde açtıkları galerilerde geçirir, ilkbaharda sürgün uçlarını yer.
  2. Çiçek dölü: Nisan–mayısta çiçek tomurcuklarına bırakılan yumurtalardan çıkan larvalar, tomurcuk ve çiçekleri ince ağlarla birbirine bağlayarak tahrip eder.
  3. Meyve dölü: Meyveler karabiber iriliğindeyken bırakılan yumurtalardan çıkan larvalar meyveye sap dibinden girer. Bu meyveler buruşup dökülür; buna “karabiber dökümü” denir. Sonbaharda larvanın meyveden çıkarken açtığı delik ikinci bir döküm dalgasına yol açar.

Güvenin çiçek dölünde çok sayıda doğal düşmanı bulunduğu için bu dönemde ilaçlama genellikle önerilmez; resmî talimat, gerekiyorsa ve sayım eşiği aşılmışsa öncelikle meyve dölüne karşı müdahaleyi öngörür.

Emici zararlılar: karakoşnil, kabuklubit ve pamuklubit

“Kabuklu bit” sözü halk arasında birkaç farklı türü anlatmak için kullanılır. Resmî kaynaklarda zeytin karakoşnili Saissetia oleae, zeytin kabuklubiti ise Parlatoria oleae türüdür. İkisi de ağacın özsuyunu emerek beslenir; bahçede en çok göze çarpan ve fumajine yol açan karakoşnildir.

Karakoşnil ve karaballık (fumajin)

Karakoşnilin ergin dişisi 4–6 mm boyunda, koyu kahveden siyaha değişen, yarım küre biçiminde bir kabuktur; sırtında belirgin bir “H” çıkıntısı vardır. Kışı genellikle yapraklarda larva olarak geçirir. İlk hareketli larvalar Akdeniz’de mayısta, diğer bölgelerde haziranda görülür. Çoğunlukla yılda bir döl verir; koşullar uygunsa kısmi bir ikinci döl görülebilir.

Asıl görünür zarar, böceğin salgıladığı tatlımsı maddeden kaynaklanır. Bu salgının üzerinde funguslar ürer ve yaprakları, dalları ve meyveleri is gibi siyah bir tabakayla kaplar. Bu tabakaya fumajin ya da karaballık denir. Fumajin fotosentezi engeller; yoğun bulaşmalarda yaprak ve meyve dökümü, dal kurumaları ve ciddi verim kaybı görülür.

Karakoşnilin doğal düşmanları (parazitoit arılar, uğur böcekleri) çok etkilidir ve ilaçlanmayan bahçelerde zararlıyı çoğu zaman baskı altında tutar. Kültürel tarafta yapılacaklar açıktır:

  • Ağacın içini ışık ve hava alacak şekilde açan bir budama,
  • Kuruyan dalların kesilip uzaklaştırılması,
  • Toprak ve yaprak analizine dayalı, dengeli gübreleme,
  • Yeni bahçelerde sertifikalı fidan kullanımı.

Fumajin ayrı bir hastalık gibi görünse de kaynağı böcektir. Koşnil ya da tatlı salgı üreten başka bir zararlı kontrol altına alınmadan isli tabaka geri döner.

Zeytin pamuklubiti

Zeytin pamuklubitleri (Euphyllura türleri) 2–3 mm boyunda, küçük bir ağustos böceğini andıran böceklerdir. Larvalarının çıkardığı mumsu iplikçikler, sürgün uçlarında ve çiçek somaklarında pamuk yığınına benzeyen beyaz kümeler oluşturur; adını da buradan alır.

Zarar en çok mart–mayıs arasında, çiçeklenme döneminde görülür. Larvalar somak ve tomurcuk saplarından özsu emerek çiçek dökümüne ve sürgünlerin zayıflamasına yol açar. Çoğu bahçede doğal düşmanlar popülasyonu baskı altında tutar; sulama, gübreleme ve budamayı tekniğine uygun yapmak ve budama artıklarını bahçeden uzaklaştırmak temel önlemdir.

Halkalı leke hastalığı (Venturia oleaginea)

Halkalı leke, Ege, Marmara ve Akdeniz zeytinliklerinde en sık görülen yaprak hastalığıdır. Etmen bir fungustur; bilimsel literatürde Venturia oleaginea, eşeysiz evresiyle Fusicladium oleagineum (eski adlarıyla Spilocaea oleagina, Cycloconium oleaginum) olarak geçer. Yabancı kaynaklarda “tavus kuşu gözü” adıyla da anılır.

Belirtiler: İlkbaharda yaprakların üst yüzünde koyu gri-siyah, yuvarlak noktalar belirir. Leke büyüdükçe çevresinde açık ve koyu renkli halkalar oluşur. Ağır bulaşmalarda yapraklar sararıp dökülür, ağaç çalımsı bir görünüm alır; bu da meyve tutumunu ve verimi düşürür.

Uygun koşullar: Bakanlık talimatına göre etmenin en iyi geliştiği sıcaklık 18–20 °C’dir; 9 °C’nin altında ve 30 °C’nin üzerinde gelişemez. Yağışlı ve serin ilkbaharlar; sık dikilmiş, budanmamış, su tutan, denize yakın ya da bol sulanan bahçeler hastalığın en sevdiği ortamlardır. Fungus kışı ağaçtaki ve yere dökülmüş hastalıklı yapraklarda geçirir.

Kültürel önlemler:

  • Taban, ağır ve havasız arazilerde zeytinlik kurmaktan kaçının; su tutan yerlerde drenaj açın.
  • Ağacı havalanacak ve ışık alacak şekilde budayın. Ayrıntılar için zeytin ağacı budama rehberimize bakabilirsiniz.
  • Fazla azotlu gübreden kaçının.
  • Dökülen lekeli yaprakları toplayıp bahçeden uzaklaştırın.

Kimyasal mücadelede genellikle bakırlı preparatlar kullanılır ve uygulamalar sonbahar ile ilkbahar yağışlarına göre zamanlanır. Bakanlığın talimatında dönemler bölgeye göre ayrı verilmiştir; örneğin sonbahar sürgünleri görülmeden önce, ilkbahar sürgünleri öncesinde ve çiçek somakları belirginleştiğinde. Bölgenizin takvimi için il/ilçe müdürlüğüne danışın; genel bir yıllık plan için bakım takvimi sayfamıza da göz atabilirsiniz.

Zeytin dal kanseri (Pseudomonas savastanoi)

Dal kanseri, Pseudomonas savastanoi pv. savastanoi adlı bakterinin yol açtığı, dal ve sürgünlerde ur ve siğillerle kendini gösteren bir hastalıktır. Urlar başta yeşilimsi-krem renkli ve yumuşaktır; zamanla koyulaşır, çatlar ve sertleşir. Ağır bulaşmalarda dallar kurur, sürgünler çıplaklaşır.

Bakteri ağaca yaralardan girer. Yaprak ve meyve dökümünden kalan izler, don ve dolu yaraları, budama kesikleri ve özellikle sırıkla hasat sırasında dallarda açılan yaralar başlıca giriş kapılarıdır. Nemli ve yağmurlu havada canlı urların yüzeyine çıkan bakteri yağmur suyu, rüzgâr, böcekler ve bulaşık aletlerle taşınır.

Kültürel önlemler mücadelenin temelidir:

  • Yeni bahçelerde sertifikalı fidan, zeytin aşılama yaparken de sağlıklı ağaçtan alınmış temiz kalem kullanın.
  • Hastalıklı ağaçları yağışlı ve nemli günlerde değil, bakterinin durgun olduğu kuru yaz günlerinde budayın.
  • Budama aletlerini sık sık dezenfekte edin; bunun için genellikle seyreltilmiş çamaşır suyu kullanılır.
  • Sırıkla hasattan kaçının; makineli hasatta hastalıklı ağaçları en sona bırakın.
  • Urlu, kurumuş dalları kesip budama artıklarıyla birlikte bahçeden uzaklaştırın.

Hastalığın görüldüğü bahçelerde hasattan sonra, don ve dolu gibi yaralanmaların ardından ve yağışlı dönemlerden önce bakırlı preparatlar ya da geleneksel bordo bulamacı ile koruyucu uygulama yapılması önerilir. Bakır, urun içindeki bakteriyi yok etmez; yaralanmış yüzeyde yeni bulaşmayı önlemeye yöneliktir.

Verticillium solgunluğu

Verticillium dahliae toprak kökenli bir fungustur; zeytinin kökünden girip iletim demetlerini tıkar ve suyun yapraklara ulaşmasını engeller. Hastalık özellikle Ege’de önemlidir ve daha önce pamuk ya da sebze yetiştirilmiş taban arazilerde kurulan bahçelerde sık görülür. Fungus dayanıklı yapılar (mikrosklerot) hâlinde toprakta on yıldan uzun süre canlı kalabilir.

İki tip belirti vardır:

  • Akut solgunluk: Kış sonundan ilkbahara kadar dal ve sürgünler aniden kurur; kuruyan yapraklar çoğu zaman dökülmeden dalda kalır.
  • Kronik solgunluk: İlkbaharda çiçekler kurur ve mumyalaşmış hâlde dalda asılı kalır, ardından yapraklar donuklaşıp dökülür.

Bu hastalığa karşı etkili bir kimyasal mücadele yöntemi yoktur; mücadele tamamen önleyicidir:

  • Sağlıklı, sertifikalı fidan kullanın; mümkünse daha önce hastalık görülmemiş arazide bahçe kurun.
  • Pamuk, domates, patlıcan, biber ve patates gibi konukçu bitkilerin yetiştirildiği yerlerde dikimden önce en az iki yıl tahıl ekimi yapın.
  • Zeytin sıraları arasında ara tarım yapmayın.
  • Toprak işlemeyi yüzlek tutun, kökleri yaralamamak için ağacın taç izdüşümüne girmeyin.
  • Salma ve aşırı sulama yerine damla sulamayı tercih edin, aşırı azotlu gübrelemeden kaçının. Sulama ve gübreleme ilkeleri için zeytin ağacı bakımı rehberimize bakabilirsiniz.
  • Kuruyan dalları sağlam kısımdan kesin ve yapraklar dökülmeden bahçeden uzaklaştırın.

Dikkat: Verticillium’dan şüphelendiğiniz bir ağacın budama artıklarını kompost yapmayın, başka bir bahçeye taşımayın. Bulaşık toprak ve bitki artıkları hastalığın en önemli yayılma yoludur.

Xylella fastidiosa: Türkiye için bir risk mi?

Xylella fastidiosa, bitkinin su iletim dokusunda yaşayan ve özsu emen böceklerle (özellikle köpük böcekleri) taşınan bir bakteridir. İtalya’nın Puglia bölgesinde geniş alanlarda zeytin ağaçlarının kurumasına yol açtığı için Akdeniz zeytinciliğinin en çok korkulan tehditlerinden biri hâline gelmiştir.

Türkiye için iyi haber şudur: Avrupa ve Akdeniz Bitki Koruma Örgütü’nün (EPPO) kayıtlarına göre bu bakteri Türkiye’de bulunmamaktadır. Bu durum resmî sürveylerle doğrulanmış ve 2023’te bildirilmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı 2014’ten bu yana zeytin, turunçgil, bağ, badem ve süs bitkilerinde düzenli sürvey yürütmektedir; bakteri karantina etmeni olarak izlenmektedir.

Yine de risk ortadan kalkmış değildir. Üreticinin yapabileceği en önemli şey, yurt dışından kayıt dışı fidan, aşı kalemi ya da süs bitkisi getirmemek ve açıklanamayan, hızlı yayılan yaprak yanıklığı ve dal kurumalarını vakit kaybetmeden il/ilçe müdürlüğüne bildirmektir.

Entegre mücadele: önce gözlem, sonra müdahale

Entegre mücadele, “takvime göre ilaçlama” yerine bahçeyi izleyip yalnızca gerektiğinde ve doğal dengeyi en az bozacak yöntemle müdahale etmektir. Zeytinde bu yaklaşım özellikle önemlidir; çünkü güve, karakoşnil ve pamuklubit gibi zararlılar doğal düşmanları korunan bahçelerde çoğu zaman kendiliğinden kontrol altında kalır.

Uygulamada şu sıra izlenir:

  1. Önleme: Uygun arazi ve çeşit, sertifikalı fidan, havadar budama, dengeli gübreleme ve sulama.
  2. İzleme: Tuzak sayımları, yaprak ve meyve kontrolleri, belirtilerin düzenli kaydı.
  3. Eşik: Zarar ekonomik eşiği aştığında müdahale kararı.
  4. Seçici yöntem: Önce biyoteknik (tuzak), biyolojik ve kültürel yöntemler; gerekiyorsa doğal düşmanlara en az zararlı, ruhsatlı preparatlar.

Bakırlı preparatlar ve bordo bulamacı

Bakır, zeytinde halkalı leke ve dal kanserine karşı en eski ve en yaygın koruyucu uygulamalardandır. Göztaşının (bakır sülfat) kireçle suda karıştırılmasıyla hazırlanan bordo bulamacı, Anadolu’da kuşaklardır kullanılan geleneksel bir yöntemdir; bugün hazır bakırlı preparatlar da yaygındır.

Bakır koruyucu etki gösterir: Yaprak ve yara yüzeyinde yeni bulaşmayı önler, ama yerleşmiş enfeksiyonu iyileştirmez. Bu yüzden uygulamanın yağışlardan ve yaralanmalardan hemen önce ya da sonra yapılması, yani zamanlama, belirleyicidir.

Hangi preparatın, hangi dönemde ve ne kadar kullanılacağına Bakanlığın ruhsat verdiği ürünler arasından, il/ilçe tarım ve orman müdürlüğünün ve ziraat mühendisinizin önerisiyle karar verin; etikette yazan hasat öncesi bekleme sürelerine mutlaka uyun.

Dikkat: Komşudan ya da internetten duyulan “karışım tarifleri” ile ilaçlama yapmayın. Ruhsatsız ya da yanlış dozda kullanılan ürünler hem yağda kalıntı sorununa hem de doğal düşmanların yok olmasına yol açar.

Zeytin sineğinin sonbahar zararı ve dal kanserinin yayılması hasadın ne zaman ve nasıl yapıldığına da bağlıdır; bu konuyu zeytin hasadı rehberimizde ele aldık.

Sık sorulan sorular

Zeytin sineği ilaçlaması ne zaman yapılır?

Takvime göre değil, tuzak sayımlarına ve meyvelerdeki vuruk oranına göre karar verilir; bu durum çoğu bölgede temmuz–ağustostan itibaren gündeme gelir. Bölgenizdeki eşik ve tarihler için il/ilçe tarım ve orman müdürlüğünün uyarılarını takip edin.

Zeytin yapraklarındaki siyah is tabakası neden olur?

Bu tabakaya fumajin ya da karaballık denir. Karakoşnil ve pamuklubit gibi zararlıların tatlımsı salgısı üzerinde üreyen funguslardan kaynaklanır; zararlı kontrol altına alınmadan kalıcı olarak geçmez.

Bordo bulamacı zeytine ne zaman atılır?

Genellikle hasattan sonra, don ve dolu gibi yaralanmaların ardından ve sonbahar ile ilkbahar yağışlarından önce koruyucu olarak uygulanır. Kesin takvim ve oran bölgeye göre değiştiği için il/ilçe müdürlüğüne danışın.

Zeytin dal kanseri tedavi edilir mi?

Oluşmuş urlar ilaçla yok edilemez. Urlu ve kurumuş dallar kuru havada kesilip bahçeden uzaklaştırılır, yaralar ve yeni bulaşmalar ise bakırlı preparatlarla korunmaya çalışılır.

Zeytin ağacının yaprakları neden dökülür?

En sık nedenlerden biri yağışlı yıllarda artan halkalı leke hastalığıdır. Kuraklık, aşırı sulama, besin eksikliği ve Verticillium solgunluğu da yaprak dökümüne yol açabilir; doğru tanı için belirtilerin dağılımına bakmak gerekir.

Kaynaklar

  1. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (TAGEM), Zeytin Entegre Mücadele Teknik Talimatı
  2. EPPO Global Database, Xylella fastidiosa – Türkiye’deki durum
  3. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı
  4. Pacific Northwest Plant Disease Management Handbook, Olive Leaf Spot (Peacock Spot)
  5. Zeytincilik Araştırma Enstitüsü (Bornova, İzmir)

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Bahçenize, sağlığınıza ya da işletmenize özgü kararlar için bölgenizdeki ziraat mühendisine, il/ilçe tarım müdürlüğüne ya da hekiminize danışın. Bir hata gördüyseniz bize yazın.

  • #zeytin hastalıkları
  • #zeytin sineği
  • #halkalı leke
  • #dal kanseri
  • #entegre mücadele

Okumaya devam

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yetiştirme ve bakım yazılarının tümü